“Hadi”

Hadi kelimesi ile ilgili  mutlaka birşey yapmam lazım. Sanatsal ve etkileyici birşey olmalı. Bunun başlıca nedeni de bu sözü son günlerde ve çok sıklıkla kullanıyor olmam. Sıklıkla dediysem bu kelimeyi sabahtan akşama kadar 40 defa kullanmak zorunda kalmam.

Konuyu açayım.

Çınar’la ilişkimiz sürekli “hadi” boyutunda ilerliyor. Sürekli bir yerlere yetişiyoruz. Ya okula ya havuza ya da spora yetişiyoruz.  Sürekli bir yerlere yetişiyoruz. Sonuç da ister istemez işler “hadi” boyutuna vardı. Hatta geçti kızgınlık boyutlarına vardı. 

İnsanlar hayatlarında bir yerlere yetişip durmak zorunda. Bu konuda yapacak bir şey yok. Ama geç kalmamanın önemini bilmeyen, zamanın kendisi için farklı aktığı oğluma sürekli hadi demek zorunda kalıyorum. 

Ona stress yüklemek de istemiyorum. Biraz rahat olsun istiyorum ama bu pek mümkün olamıyor bu. Peki çaresi ne?

Sorumluluk duygusunu tam olarak öğrenebilme olgunluğunda değil. Sebep sonuç ilişkilerini çok kısıtlı bir çerçeve içinde algılayabiliyor henüz. Bu durumda yapacak pek bir şey yok. Dayanacağız. Ama dediğim gibi bu hadi kelimesi ile ilgili mutlaka bir iş yapmalıyım.

7 Ekim 2017, Ankara

Reklamlar