Yalıkavak’ı Severim

Yalıkavak hoş bir yerdir, severim. Yıllardır gelirim buraya. Aslında burada değil yazlık ama bir şekilde buraya gelirim.

Öyle çok da tavsiye edeceğim bir mekan yok. Denizi içinde iyi konuşamam ama Bodrum’un pek çok yerine göre çok daha güzel bir şehir. Özellikle eski çarşı kısmı (pek de bir özelliği olmamasına rağmen) güzeldir.

Sokakları araç trafiğine kapalı bir kısım burası. Binaların arasında gölgelikli. İçinde mahalle kahvesi ve köftesine bayıldığım kavaklı köfte var. Geldiğininzde yemeden ayrılmayın derim. Yemekten sonra da hemen oralarda olan Bitez Dondurmacısı da ziyaret edilmeli. 

Tüm yazlık yerler gibi bol bol palmiye var. Oğlumun bu palmiyelerle ilginç bir ilişkisi var. 4 yaşındayken gövdelerini oluşturan kuru keskin çıkıntıları bıçağa benzetip onlardan korkardı. Altlarından çömelerek geçerdi. Bu yıl (yani 5 yaşında) bu durumu anlatınca ona çok komik geldi. Yukarıdaki resimde oğlum bana “baba buna kazaklı palmiye diyelim mi?” deyince iyi güldük.

Arada sırada oturduğum bir kafe var burada. Büyük yatların bittiği köşede. Yukarıdaki ve aşağıdaki fotoğraflar o cafeden. 

Burası da (yukarıdaki ve aşağıdaki foto) benim vakit geçirmekten hoşlandığım bir yer. Belediyeye ait İskele Kafe. Fiyatlar makul, temiz ve düzenli bir yer. Manzarası, esintisi güzeldir. 

Eski, ağaç sandalyeler ve masalar var burada. Self servis. Sıraya giriyorsunuz sonra size bir sıra numarası veriyorlar. Oturup beklerken oradan sesi ilginç bir kadının kulağı tırmalamayan bağırmasıyla yemeğinizi alıp oturuyorsunuz. Daha doğrusu oturuyordunuz. Bu yıl ding-dong takmışlar. Bir kaç da tv monitörü. Artık sıranızı oradan takip ediyorsunuz.

O mekana elektronik girmesi çok da hoşuma gitmedi doğrusu. O kadının sesiyle çağırmasını daha çok severdim.

Bu iskele gibi olan çıkıntı da yıllardır ilgimi çeker. İnsan yapımı bir çıkıntı ama denizin içinde olmasına rağmen üstünde ağaçlar yaşıyor…

Palmarinaya arkamı dönüp ilerleyince karşıma çıkan bu iskeleden sonra sakin bir plaj devam ediyor. Arada bazı mekanlar var ama denemedim.

Uzun lafın kısası severim Yalıkavak’ı. 

24 Ağustos 2017, Bodrum

Reklamlar